Bu Blogda Ara

24 Eylül 2010 Cuma

Cinsel İsteksizlik

Eşinizle yatağa sadece uyumak için giriyor ya da sevgi sözcükleri yerine sessizliği yatağa taşıyorsanız, cinsel hayatınızdaki problemler ilişkinizi ele geçirmiş demektir.

İlişkiniz serbest bırakmakta geç kalmamalı ve bir an önce cinselliğinizi özgürlüğe kavuşturmalısınız. İlişkinizin ilk günlerinde yatağa kadar bekleyemez, bir bakışla kendinizi sevgilinizin kollarında bulurdunuz. Şimdilerdeyse cinsellik sadece arada bir yapılması zorunlu bir alışkanlık haline geldi. Bu hikâye size bir yerden tanıdık mı geliyor? O zaman siz de cinsel isteksizlik sorunuyla karşı karşıyasınız demektir. Uzun süreli ilişkilerin en büyük sorunlarından biri olan cinsel isteksizliğin birçok nedeni olabilir. Önemli olan, bu nedenleri bulmak ve sorunu çok geç olmadan ortadan kaldırmaktır.

KADINLAR NEDEN CİNSELLİKTEN KAÇAR?

Cinsel isteğin olması, hem kadında hem de erkekte bazı faktörlere bağlıdır. Bunlar; biyolojik içgüdü, kişinin kendini seksi bulması, yeterli benlik saygısı, çekici bulunan bir partnerin varlığı ve partnerle cinsellik dışındaki alanlarda da iyi ilişkidir. Ayrıca cinsellikle ilgili daha önce olumlu deneyimler yaşamış olmak da çok önemlidir. Medical Park Göztepe Hastanesi’nden Psikiyatrist Dr. Hülya Soylu bunun birçok sebebi olduğunu belirtiyor.


ERKEKTE PERFORMANS EN ÖNEMLİ ETKEN

Erkeklerde cinsel isteksizliğin nedeni ‘performans anksiyetesi’ olarak da tanımlanan, başarısız olma kaygısıdır. Bunun altında yatan sorunsa çoğu kez ereksiyon kusuru ya da erken boşalma problemidir.

ÇALIŞMA HAYATININ ZORLUĞU ETKİLİYOR

Ayrıca günümüzde, gerek kadınlar gerekse erkekler, çoğunlukla çalışma hayatındaki zorluklardan dolayı kronik stres ve yorgunluk yaşıyor. Bu, cinsel isteğin yitirilmesinde önemli bir etken olabiliyor.


UZUN SÜRE SEKS YAPMAMAK SOĞUTUYOR

Uzun süre seksten uzak kalmak da cinsel dürtüyü azaltıyor. Cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olan ürolojik bir sorun ya da testosteron eksikliği ve hiperprolaktinemi de erkeklerde istek kaybına yol açıyor.
İLİŞKİDE UYUM VE ÇEKİCİ BULMA ÖNEMLİ

İsteksizliğin, kişiye göre değişen farklı sebepleri vardır; tıbbi, psikolojik ve farmakolojik (ilaç ya da madde kullanımına bağlı) faktörlerin bir kombinasyonudur. Kadınlarda, özellikle ilişkide anlaşmazlık varsa cinsel sorunlar da beraberinde geliyor. Kişi partnerini fiziksel olarak çekici bulmuyorsa ya da duygusal açıdan ilgisi-sevgisi azalmışsa, ona karşı arzu duymaz ve bu durum da cinsel isteğin kaybolmasına yol açabilir. Uyarılma ve orgazm evresinde, erkekten kaynaklanan özellikle erken boşalma gibi nedenler kadını cinsellikten soğutabilir.

AĞRILI İLİŞKİ ETKİLİYOR

Kadınlarda organik sebebe bağlı (östrojen eksikliği, menopoz, hiperprolaktinemi, vajinal enfeksiyon gibi) ağrılı ilişki de kadının eşinden uzaklaşmasına neden olur. Hamilelik ya da cinsel yolla bulaşan hastalık kapma korkusu da diğer bir isteksizlik nedenidir.

ERKEĞİN CİNSEL PERFORMANS ISRARI KADİNİ SEKSTEN SOĞUTUYUR

Çocukluk döneminde yaşanmış travmalar, kötü deneyimler ya da aile tarafından aşılanmış cinsellik karşıtı tutum, isteksizliğe hatta vajinismusa sebep oluyor. Çiftler arasında cinsel ilgi balonundan bir dengesizliğin olması durumunda ortaya çıkabilen, erkek tarafından dayatılan ısrarlı cinsel performans baskısı da, kadında azalmış cinsel istekle sonuçlanabilir. Bunların dışında istek azlığı; kronik stres, anksiyete ve depresyona bağlı da olabiliyor. “Partnerinize karşı cinsel istek duymamanızın birçok nedeni olabilir. Sorunun neden kaynaklandığını bularak, birlikteliğinizi kurtarabilirsiniz.”


DEPRESYON LİBİDOYU DA VURUYOR

Depresyonda, libido kaybı en sık görülen bulgulardan biri. Ancak tedavide kullanılan antidepresan ilaçlar da bazı hastalarda isteksizliğe neden olabiliyor. Ayrıca her iki cinste, antiandrojen, antihipertansif ilaçlar, sakinleştiriciler, alkol, amfetamin gibi maddeler sorunu tetikliyor.

Psikiyatrist Dr. Hülya Soylu’ya göre; “Kişinin cinsel işlev bozukluğunu çözmek için yapacağı ilk şey ‘cinsel sorunu’ olduğunu kabullenmek. Partnerler karşılıklı olarak konuşabilmeli, yargılayıcı-suçlayıcı olmaktan kaçınmalılar. Cinsel problem bir kişiye bağlı olabilir; ancak iki kişiyi etkiler. Bu nedenle ortak bir sorun olarak ele alınmalıdır. Eğer cinsel isteksizlik ilişkideki anlaşmazlıktan, çatışmalardan kaynaklanıyorsa, birlikte çözüm yollan aranmalıdır. Bireysel çabalar sonuç vermiyorsa ve tıbbi bir duruma bağlıysa, konunun uzmanına, psikolojik sorunlara bağlıysa bir psikiyatriste ya da cinsel terapiste başvurulmalıdır.”

ÖNCE NEDENİN TESPİTİ, SONRA TEDAVİ

Tedavi, ayrıntılı ve sağlam bir şekilde nedenlerin anlaşılması üzerine kurulmalıdır. Dr. Hülya Soylu, cinsel isteksizliğin nedenlerini psikolojik, übbi, farmakolojik (ilaçlara ya da madde kullanımına bağlı) olarak üç ana başlıkta toplayarak açıklıyor. “Tedavi nedene yönelik yapılmalıdır. Yani isteğin azalmasına ya da ilişki sırasında ağrıya sebep olan herhangi bir hormonal, ürolojik ya da jinekolojik faktör varsa bunların değerlendirilip uygun şekilde uzmanınca tedavi edilmesi gerekir. Hormonal kökenli bir cinsel istek azlığı varsa, eksik hormonu yerine koymakla çoğu kez başarılı bir şekilde tedavi sağlanıyor. Psikolojik nedenli cinsel istek bozukluğu varsa, konusunda eğitim görmüş uzmanın yapacağı psikoterapiye çoğu kez kişi olumlu yanıt verir” diyor.

TEDAVİYE BİRLİKTE KATILIN

Çiftin tedaviye birlikte katılası son derece önemli. Bununla birlikte çocukluk döneminde hatta sonrasında yaşanmış bir travma, taciz ya da istismar varsa, tedavinin sağlıklı ilerleyebilmesi için ilk önce bireysel tedavi uygulanması gerekebilir. İlaç kullanımına bağlı cinsel fonksiyon bozukluğu varsa; bunun bırakılması, dozunun ayarlanması ya da değiştirilmesi gerekmektedir.

ERKEN BOŞALMA VARSA…

Uyarılma ve orgazm evresinde erkekten kaynaklanan (özellikle erken boşalma gibi) nedenlerle sık sık başarısızlık yaşanması, kadınlarda olumsuz duygular oluşmasına neden olur. Bu da cinsel isteğin bastırılmasıyla sonuçlanır. Erken boşalma, erkeklerde de ‘performans anksiyetesi’ olarak tanımlanan başarısız olma kaygısı doğurur.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Suat Süphan Erşahin, konuyla ilgili bilgi verdi:

• Fizyolojik ve fiziksel nedenler
• Cinsel organ yapı ve fonksiyonel bozukluklar
• Vajinal enfeksiyonlar
• Rahim ağzı enfeksiyonu
• Rahmin alınması
• Hormonal faktörler
• Yaşlanma, menopoz
• Anti depresan ilaç kullanımı
• Kronik hastalıklar için düzenli kullanılan ilaçlar
• Alkol-uyuşturucu kullanımı
• Şeker hastalığı
• Tansiyon, kalp, karaciğer, böbrek hastalıkları
• Parkinson gibi nörolojik hastalıklar
• Obezite
• Cinsel organ şeklini bozan travma, virütik enfeksiyonlar

CİNSEL İSTEKSİZLİĞİN NEDENİ NE?

Gebelik, Kürtaj korkusu
Vajinusmus
Depresyon, psikolojik hastalıklar
Kızlık zarının bozulma korkusu
Eğitimde yetersizlik
Güvensizlik, aldatılmak
Eşcinsel eğilimler
Yoğun iş temposu
Yeni doğan bebek
Yeterince uyarılmama
Şeker hastalığı: Cinsel isteksizliği en çok tetikleyen hastalıktır. Birçok organ etkilendiği gibi cinsel arzu ve istek de etkilenir.
Onkolojik hastalıklar: Hasta, hem psikolojik hem fiziksel travmaya (ameliyat, kemoterapi, radyoterapi) maruz kaldığı için cinsel istek azalır.

Enfeksiyonlar: Cinsellik ağrılı olacağı için cinsel istek azalabilir.

Nörolojik hastalıklar: Hastada yeterli sinirsel uyarı olmayacağı için kişide cinsel istek azalabilir.

Psikolojik hastalıklar: Özellikle depresyon durumunda, hastada cinsel istek ve arzu eksikliği yaşanabilir.

Ağır karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları: Bu hastalarda da vücut yorgun, bitkin ve halsiz kalır. Hasta, cinsel isteklerini tetikleyemez.

Yaşlılık-Menopoz: Vajinada oluşan kuruluk, ağrılı ilişki ve yaşla oluşan hastalıklar cinsel isteksizliğe yol açar.
ŞÜPHE

Cinsel hayattaki olumsuzluklar, kişinin yaşamında birtakım sıkıntılara yol açabilir. Cinsel isteksizlik, partnerde yanlış anlaşılmalara yol açabilir ve sosyal yaşamı etkileyebilir. Kişi, partnerinden şüphe duyduğunda ayrılmaya kalkabilir, iktidarsızlık, karşısındakine isteneni verememe, huzursuzluk, başarısızlık ve asabiyete yol açabilir. İsteği artırmak için yanlış ilaç kullanılabilir. Bu da bazı hastalıkların artmasına yol açabilir. Cinsel isteksizlik, uzun süreçte kişide yanlış cinsel eğilimlere yol açabilir.

Afrodizyak yiyecekler

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevil Nas Can; “Geçmişten günümüze bazı besin türlerinin kadın ve erkekler için afrodizyak etkisi gösterdiği biliniyor. Özellikle bazı hormonların salınımını artıran ve sinir sistemini olumlu etkileyen besinlerin libidoyu artırıcı etkilere sahip olduğu uzmanlarca kanıtlanmıştır” diyor. Kadınlarda, özellikle regl dönemlerinde veya öncesinde aşırı tatlı, çikolata tüketme isteği görülür. Östrojen hormonunun vücutta dolaşımının azalması, tatlı isteğinde artışa sebep olabiliyor. Östrojenin azalmasıyla kan şekeri düşüklüğü oluşabiliyor, iştah ve tatlı isteği artıyor. Bu da bize, hormonlarımız ve besin tüketimimiz arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için güzel bir örnek oluşturuyor.

İSTİRİDYE VE HAVYAR: Deniz ürünlerinden özellikle de istiridye ve havyarın yüksek çinko içeriği, testosteron hormonunun salgılanmasında etkili oluyor.

HARDALDAN FAYDALANIN: C ve E vitamin açısından zengin olan hardalın, zengin bir antioksidan kaynağı olduğu biliniyor.
ÇİKOLATA VE TAHIL: Çikolata, peynir, et, balık ve tahıllar, serotonin salgılanmasını sağlıyor.

BAHARAT VE TARÇIN: Aromatik etkili baharatlar cinsel isteği artırıyor. Vanilya ve tarçının da bu konuda önemli etkileri var.

PEKMEZ LİBİDOYU ARTIRIR: Muz, arı sütü, kuruyemişlerden fındık ve ceviz, baharatlardan zencefil, karanfil, nane, kekik, safran, kişniş, rahatlatıcı etkisinden dolayı rezene, demir ve enerji içeriğinden dolayı pekmez de libidoyu artırıcı etkilere sahip besinlerden.

Besinlerin cinsel yaşam ve performans üzerindeki etkilerine yönelik birçok araştırma yapılmıştır. Fakat afrodizyak gıdaların etkilerinin, kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini unutmamak gerekiyor.

20 Eylül 2010 Pazartesi

Doğum kontrol haplarını kimler kullanmamalı?


Regli ağrısından aşırı tüylenmeye kadar birçok rahatsızlığı da tedavi edici etkiye sahip olan doğum kontrol haplarını kullanmak, her kadın için sağlıklı olmayabilir.

Kimler kullanmamalı...

- Otuzbeş yaş üstü olup, sigara içenlerde sorun olabiliyor. Otuzbeş yaş altı sigara içen kadınların doğum kontrol hapı kullanmalarında ise bir sorun bulunmuyor.

  • Her gün hap almayı unutabilecek olanlar

  • Diyabet ve hipertansiyon hastaları

  • Karaciğer bozukluğu olanlar

  • Damar tıkanıklığı olanlar veya önceden damar tıkanıklığı geçirenler

  • Bulantı, kusma ile birlikte seyreden şiddetli baş ağrıları ve migreni olanların kullanması sakıncalı olabiliyor.


Doğum kontrol hapları ve kullanım alanları

Kadınlarda birçok rahatsızlığın tedavisinde başvurulan doğum kontrol haplarının tedavi alanlarının cevap anahtarı...

PROBLEMLER ve ÇÖZÜMLERİ:

  • Sivilce, aşırı tüylenme- Yüksek östrojen oranıyla düşük androjen oranı içeren haplar

  • Lekelenme, yumurtalık kisti- Yüksek östrojen ve progesteron oranıyla düşük androjen oranı

  • Hassas göğüs uçları- Düşük östrojen ve progesteron oranı ya da sadece progesteron

  • Depresyon, halsizlik, hassasiyet- Düşük progesteron oranı


Baş ağrıları= Düşük östrojen ve progesteron hormonu; çünkü hormonal dalgalanma baş ağrılarına neden olabiliyor. Bu yüzden birçok kadın regl sırasında migrene yakalanıyor.

Endometriyozis hastalığı=Düşük östrojen oranıyla yüksek progesteron oranı ya da dalgalanma yaratmadan düzenli hormon üretimi sağlayan regl olmayı engelleyen haplar

Regl ağrıları=Yüksek progesteron oranı ya da adet olmayı engelleyen haplar

Düzensiz regl = Regl öncesi sendromu (PMS)- Düşük progesteron ve androjen oranı

Kilo alımı=Düşük östrojen ve progesteron oranı

Polikistik yumurtalık sendromu= Düşük androjen ile progesteron oranı

Çocuk emzirme- Sadece progesteron içeren ya da östrojen içermeyen haplarRegli ağrısından aşırı tüylenmeye kadar birçok rahatsızlığı da tedavi edici etkiye sahip olan doğum kontrol haplarını kullanmak, her kadın için sağlıklı olmayabilir.

2 Eylül 2010 Perşembe

İslamda Cinsellik- Anal İlişki

Kadına arka organdan temas ne şekilde olursa olsun kesinlikle haramdır. Şayet kadın bu işe razı olacak olursa, o da büyük günaha ortak olur. Eşler arası bile olsa anal ilişki, livata olarak adlandırılmış olup, yasaklanmıştır.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah''ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever."
(Bakara,:222)
"Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah''tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O''nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!"
(Bakara,223)
Cinsel ilişki çocuğun çıktığı yerden olmak şartıyla ister kadının yüzü dönük olsun size, isterse arkası, Cenab-ı Hak (C.C.) helal olan yere ekin tarlası diyor. Yani çocuk yetişen doğum olan yer, bunun dışında herhangi bir yerden varmak haramdır.

Allah Resulu buyuruyor:

Kadınlara arkadan varmayınız.

Kadınlara arkadan yaklaşana lanet edilmiştir.

Allah''ın size emrettiği yerden kadınlara yanaşın.
Erkeğin cinsel organının sünnet kısmı kadının arka organına sokulmasıyla bu haram işlenmiş olur. Karısının tenasül uzvunu bırakıp da livata edenlere, şiddetli tazir lazım olur.